Turkish Online

Web Hosting – Web Design – Sesli Chat Hosting – Radio Hosting – Oyun Sunucusu
  • Ask.Com
    Eski adı Ask Jeeves olan arama motoru
  • Baidu.Com
    Çinli arama motoru
  • Bing.Com       
    Eski adı MSN Search ve Live Search olan arama motoru, %16’lık  pazar payı ile 2. sırada
  • Cuil.Com
    2008 yılında 120milyar web sitesini indeksleyerek yayına açılmış olan arama motoru
  • DuckDuckGo.Com
    Classmates.com’un kurucularından
  • Google.Com
    Larry Page ve Sergey Brin tarafından 1997’de kurulmuş web’in %60’lık Pazar payı ile en popüler arama motoru.
  • Sogou.Com
    Çinli arama motoru
  •  

    Yeni bir veritabanı yarattığınızda, Karşılaştırma(Collation) değerinin latin1_general_ci, latin1_swedish_ci v.b. olduğunu göreceksiniz. Siz bu veritabanı üstüne tablolarınızı yaratır ve kullanıma hazır hale getirirsiniz. Fakat her tablo için varsayılan karşılaştırma değeri, yine veritabanında kullanılan değer olacaktır.
    Aslında karşılaştırma değeri, tabloların dil kodlamasıdır. Ve sadece metin içerikli sütunlarda görünmektedir. Bunun anlamı, o sütunda seçmiş olduğunuz dilin kullanılacağı diyebilirim.  standart  olarak swedish geçer. Sizlerin bu sütunlara yollayacağınız kayıtlar ise, isveçce dili göz önünde bulundurularak girilir. Bundan da şu çıkar: isveçcede Türkçe karakter yer almaz, bu yüzden Türkçe karakterler yerine ? v.b. karakter bulacaksınız. Sanırım genel olarak anlatabildim bu kısmı.

    Çözüm Yolu

    Yeni bir veritabanı yaratırken, karşılaştırma değerini daima latin5_turkish_ci seçin. Dilimize ait karakter kodu budur. Bu şekilde veritabanını yaratırsanız, tablolar için yapmanız gereken fazladan birşey yok. Tablo yaratırken, metin değerli sütunların karşılaştırma değerlerini boş bırakabilir yada yine latin5_turkish_ci seçebilirsiniz.

    Sıra php kodlarınızı yazmaya geldiğinde, tabi ki tablonuzun karşılaştırma değerini sql dilinde belirtmelisiniz. Bunun için aşağıda vereceğim kodu kullanacaksınız. Bunu veritabanı bağlantısı kurup, ilgili veritabanını seçtiğiniz satırın bir alt satırana girebilirsiniz.

  • mysql_query(“SET NAMES ’latin5′”); 
  • mysql_query("SET NAMES 'latin5'");

    Bu kodumuz tüm sorgularda, karşılaştırma değerinin latin5 olacağını söyler. Böylelikte gireceğiniz Türkçe karakterler sorunsuz şekilde tablolara yazılacaktır.

    Daha önce yedeklediğiniz veritabanı karakter seti içersin ya da içermesin, geri yükleme yapacağınız MySQL sunucusu karakter setlerini kullanıyorsa bu tanımlamayı yapmanız gerekiyor. En önemlisi ise doğru yapmanız gerekiyor Aksi halde geri getirilemeyecek veri kayıplarıyla uğraşabilirsiniz.

    Önceki uygulamamızda veritabanını tamamen yedeklemiştik. Yedekleme işlemini veritabanı seçerek yaptığımız için, SQL dosyamız içerisinde bir de veritabanı yaratma komutu yer alır. Şöyle ki;

     
  • CREATE DATABASE `dmry` DEFAULT CHARACTER SET utf8 COLLATE utf8_general_ci;  
  • USE `dmry`; 
  • CREATE DATABASE `dmry` DEFAULT CHARACTER SET utf8 COLLATE utf8_general_ci;
    USE `dmry`;

    Bu satırı, yedeklediğiniz SQL dosyasını not defteri ile açarak görebilirsiniz. Tabi dmry yerine yedekleme yaptığınız veritabanının adı geçecektir.

    Hosting firmalarının sistemleri phpMyAdmin üzerinden yeni bir veritabanı yaratmaya izin vermeyebilir. Bu durumu bizzat kendiniz test ederek ya da hosting yetkilisinden öğrenebilirsiniz. Eğer belirttiğim gibi bir durum varsa, üsttekine benzer satırı SQL dosyanız içerisinden silmeniz gerekmektedir.

    Lafı fazla uzattık. Gelelim karakter seti olayına. Verilerinizi aktarmak isteyeceğiniz yeni bir veritabanı oluşturduğunuzu ve bunun karakter seti desteği sağladığını düşünelim. Önümüzde 2 koşul var değerlendirmemiz gereken;

    1. Yedek aldığınız veritabanının bulunduğu sunucu da karakter seti destekliyorsa
    2. Yedek aldığınız veritabanının bulunduğu sunucu karakter seti desteklemiyorsa

    Bu iki koşul için yapmanız gerekenleri görelim. Ancak anlatım içerisinde geçen terimler, phpMyAdmin sürümlerine bağlı olarak farklılık gösterebilir.

    Yedek aldığınız veritabanının bulunduğu sunucu da karakter seti destekliyorsa

    Eğer önceki veritabanınızda karakter setlerini kullanıyorsa, yeni yarattığınız veritabanı da aynı karakter setine sahip olmalıdır. Yedekleme yaptığınız SQL dosyasından, önceki veritabanının karakter setini görebilirsiniz. Az önce yukarıda verdiğim (tabi silmeden önce) satırlara tekrar göz atalım.

  • CREATE DATABASE `dmry` DEFAULT CHARACTER SET utf8 COLLATE utf8_general_ci;  
  • USE `dmry`; 
  • CREATE DATABASE `dmry` DEFAULT CHARACTER SET utf8 COLLATE utf8_general_ci;
    USE `dmry`;

    Veritabanının karakter seti utf8_general_ci olarak tanımlanmış. Öyleyse yeni veritabanımızda bu karakter setini kullanmalıdır. Aksi halde geri yükleme sonrasında Türkçe karakterler ile problem yaşama olasılığınız yüksek.

    Yedek aldığınız veritabanının bulunduğu sunucu karakter seti desteklemiyorsa

    İşte geldik asıl önemli noktaya. Eğer önceki veritabanı sunucusu karakter setlerini desteklemiyorsa hangi karakter setini seçmeniz gerekiyor? Eğer web siteniz windows-1254 ya da iso-8859-9 karakter seti ile yayın yapıyorsa, veritabanı karakter seti olarak latin5_turkish_ci seçmelisiniz. Ama yok UTF8 ile yayın yapıyorsanız utf8_general_ci setini tercih etmelisiniz.

    Oluşturulan veritabanına tercih edilen karakter setini uygulayalım

    Tercih edeceğimiz karakter setini bulduk. Şimdi bunu yeni oluşturduğumuz veritabanına uygulamamız gerekiyor. Bunun için şu adımları izleyeceğiz.

    1. Oluşturduğumuz olduğunuz veritabanını listeden seçin.
    2. Görüntülenecek pencerenin üst kısmındaki navigasyon bağlantıları arasından İşlemler olana tıklayın.
    3. Sayfanın alt alanında Karşılaştırma: adındaki seçme kutusundan az önce belirlediğimiz karakter kodunu seçiyoruz ve Git düğmesine basarak bunu veritabanına uyguluyoruz.
      phpMyAdmin ile MySQL veritabanını geri yükleme

    Yedek SQL dosyanızı geri yükleyin

    Karakter seti olayını hallettik. Gelelim şimdi yedeklediğimiz dosyayı geri yüklemeye. Bu kısım inanın çok basit Önemli olan karakter seti bölümüydü. İşte adımlar;

    1. Oluşturduğumuz olduğunuz veritabanını listeden seçin. (zaten seçmiştik)
    2. Görüntülenecek pencerenin üst kısmındaki navigasyon bağlantıları arasından İçe Aktar olana tıklayın.
    3. Aktarmak istediğimizi SQL dosyamızı Gözat düğmesine basarak bilgisayarımızdaki konumundan seçiyoruz. Bu dosya illa SQL formatlı olması gerekmiyordu bildiğiniz üzere. Eğer sıkıştırılmış formatta yedekleme yaptıysanız, onu da seçebilirsiniz.
    4. Dosyanın karakter grubunu seçmek yine önceki anlatımdaki mantıkta. Eğer önceki veritabanınızın karakter seti hangi kod ile başlıyorsa, buradan onu seçebilirsiniz. Eğer karakter seti kullanımı yoksa latin5 seçebilir ya da boş olarak seçebilirsiniz.
    5. Aktarma işlemini başlatmak için Git düğmesine basmanız işlemi uygulamaya yetiyor

    Geri yükleme yapabileceğiniz dosyanın boyutu, hosting sunucusunun izin verdiği yükleme boyutunu geçemez. Eğer dosyanızın boyutu bu sınırı aşıyorsa biraz bekleyin.

    Doorway Page, Türkçesi Köprü Sayfalar , bir sayfanın belirli Anahtar Kelimeler (Keywords) ve Anahtar Kelime Kalıpları için Arama Motorlarında iyi bir Sıralama (PageRank) alması amacıyla oluşturulmuş sayfalardır.

    prü Sayfalar (Doorway Page) ziyaretçi için faydalı bilgi içermemesiyle birlikte daha az optimize edilmiş esas sayfaya yönlendirmede kullanılır. Köprü Sayfalar (Doorway Page) Arama Motorları için özellikle optimize edilmiştir. Yararlı bilgi içermezler ve genelde Anahtar Kelimelerden oluşurlar. Spam tekniği olan otomatik iletme (Redirect) veya Cloaking ile birlikte kullanılır.

    Reseller kelimesi tekrar pazarlayan anlamında algılanmalıdır.

    Hosting şirketlerinde satılan paketlere dikkat ederseniz reseller paketleri de bulacaksınız. Bu reseller paketleri ile hiçbir altyapıya sahip olmadan hosting ticareti yapmak mümkündür. Tüm gerekli altyapı hosting şirketi tarafından sağlanırken satışları kendiniz gerçekleştirerek iyi bir gelir elde edebilirsiniz. Yapmış oldugunuz bir nevi komisyonculuktur.

    Reseller paketi sunan hosting sitesine giderseniz, bu paketlerin genel paketlerden daha pahallı olduklarını göreceksiniz. Ancak fiyat ile birlikte bu reseller paketlerinin olanaklarının da daha fazla olduğu dikkatinizi çekmiştir. Bir reseller paketi içerisinde birçok site barındırmak mümkündür.

    Bu paketleri satın alıp sonra kendi ismi altında daha yüksek bir fiyata satanlara reseller denir. Haliyle hosting alırken resellerlerden hosting paketi almak aslında önerilmez. Bir ürünü sağlayandan doğrudan doğruya almak, bir aracı veya komisyoncudan almak her zaman daha akılcıdır. Hosting hizmeti için de bu kural geçerlidir.

    Bir reseller ile anlaşmanın birçok eksi yönü vardır:
    # İlk önce ürünün maliyeti daha yüksek olacaktır: aracı da para kazanmak zorundadır.
    # İkincisi ise teknik hizmetin hızı olumsuz yönde etkilenecektir: bir sorun olduğunda siz aracı ile iletişim kuracaksınız ve sorununuzu anlatacaksınız; aracı da sonra kendi açısından sizin anlattıklarınızı ( sorunu kendi iyi anladıysa tabiî ki ) kendi acısından hosting’i sağlayan şirketin teknik destek bölümüne ilecektir… www.oiyi.net

    Virtual Private Server (Virtual Dedicated Server olarak da adlandırılır), sunucu niteliğindeki bir bilgisayarın (örneğin HP Proliant, IBM eServer) fiziksel donanımının mantıksal olarak bölümlenmesi sonucu ortaya çıkan her bir Sanal Sunucu’ya verilen genel isimdir. Bu sanal sunucuların her birinin üzerinde, ayrı ayrı kendine ait mantıksal donanım bileşenleri vardır. Dolayısıyla, bir sanal sunucu aynı bir fiziksel sunucu gibi çalışarak, üzerinde güvenli ve yalıtılmış olarak işletim sistemi ve sunucu yazılımları barındırır. Bu sayede, tek bir fiziksel sunucu üzerinde, fiziksel sunucuların işlevlerini gerçekleştiren birden fazla sayıda sanal sunucu yaratmak mümkün olmaktadır. 

    Fiziksel bir sunucu bilgisayarını, mantıksal sunuculara bölümlemek için uygulanan metoda sanallaştırma (virtualization) denir. Amaç, sunucu donanım kaynaklarının tam kapasite ile kullanılmasını sağlamaktır. Sanallaştırma metodolojisi ilk olarak 1970’lerde IBM Mainframe sistemleri için geliştirilmiştir. Günümüzde Intel ve AMD tabanlı sunucuların desteklediği çoklu çekirdek işlemci yapıları ve hem işlemci hem de hafıza modüllerinde ulaşılan yüksek çalışma frekansları, işletim sistemi ve sunucu yazılımlarının kullanabildiğinden daha fazla donanım kaynağı sağlamakta, böylece sanallaştırmanın performanslı ve yaygın olarak kullanılmasına imkan vermektedir. 

     

    Sanallaştırma yazılımlarına örnek olarak aşağıdaki uygulamaları sayabiliriz. 

    • VMWare
    • Mirosoft Virtual Server
    • Xensource
    • Virtuozzo
    • HyperVM
    • OpenVZ

    Yazılım ve Donanım tabanlı olmak üzere iki tür sanallaştırma yöntemi vardır: 

    • Yazılım tabanlı sanallaştırmada, sanal sunucular aynı işletim sistemi çekirdeğini kullanırlar ve ana makinanın kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Özellikle Web barındırma ortamlarında bu tür sanallaştırmanın büyük faydaları vardır; çünkü sanal makinaları yeniden başlatmaya gerek kalmadan ihtiyaçlar doğrultusunda sunucu kaynaklarının gerçek zamanlı olarak arttırımı ya da azaltımı mümkündür. Virtuozzo ve HyperVM, yazılım tabanlı sanallaştırma uygulamalarıdır.

    • Donanım tabanlı sanallaştırmada ise, sanallaştırma uygulaması direkt olarak fiziksel donanıma ulaşır; sunucu kaynaklarının gerçek zamanlı olarak arttırımı ya da azaltımı mümkün değildir, ancak sanal sunucunun yeniden başlatılması ile değiştirilebilirler. Bu tür ortamlar göreceli olarak daha fazla yalıtılmış olduğu için daha güvenlidir. VMWare, Microsoft Virtual Server ve Xen, donanım tabanlı sanallaştırma uygulamalarına örnek verilebilir.

    VPS’İN AVANTAJLARI:

    • Güvenli Ortam

    • Minimum Maliyet

    • Hızlı Devreye Alınması

    • Donanım Bağımsızlığı

    • İş Sürekliliği Uygulamalarında kolaylık

    VPS’ler, sağladıkları güvenli ortam ve toplam sahip olma maliyetini minimuma indirgeyen finansal avantajlarıyla Web Hosting ile Kiralık Sunucu arasındaki boşluğu doldurur. VPS tamamiyle size özel bir sunucu ortamı sağladığı için, ihtiyaçlarınıza uygun donanım ve yazılım altyapısını siz belirler ve istediğiniz gibi önceliklendirme, değişiklik yapabilirsiniz. İhtiyaçlarınız doğrultusunda sunucu kaynaklarını arttırmak ya da azaltmak her zaman mümkündür. Ayrıca, VPS yalıtılmış bir ortam olduğundan uygulamalarınız ve bilgileriniz için en yüksek seviyede güvenlik sağlar.

    VPS’in diğer bir avantajı çok hızlı bir şekilde devreye alınabilmesidir. İhtiyaçlar doğrultusunda çeşitli işletim sistemi ve sunucu yazılımları içeren VPS şablonları oluşturulabilir. Bu şablonları optimize etmek ve bunları baz alarak yeni bir VPS’i aktive etmek dakikalar içinde mümkün olabilmektedir. Test ve geliştirme ortamları için çok büyük kolaylık sağlayan bu özellik ayrıca üretim ortamında çalışan sunucularda da test yapılmasına imkan vermektedir. Örneğin kullanılan bir sunucunun imajı alınarak (sunucu üzerindeki veriler, işletim sistemi ve programlar tüm ayarlarıyla birlikte yedeklenir), yalıtılmış test ortamında tamamen aynı özelliklere ve ayarlara sahip bir VPS yaratılabilir. Test edilecek program ya da güvenlik yaması önce test ortamındaki VPS’e uygulanarak kullanımdaki sunucunun çalışmaya minimum kesintiyle devam etmesi sağlanmış olur.

    Sanallaştırmanın getirdiği bir diğer çok önemli yarar da, donanım bağımlılığını ortadan kaldırmasıdır. VPS’ler, fiziksel sunucuların aksine, donanımdan bağımsız olarak çalışırlar. Bu sayede, sanal sunucular çok rahat bir şekilde taşınabilirler. Örneğin, HP Proliant DL 380 G5 / Windows Server 2003 işletim sisteminde çalışan bir VPS, herhangi bir donanım ve yazılım çakışması olmadan IBM eServer x3650 / Linux tabanlı sanallaştırma platformuna aktarılabilir. Bu aktarma işlemi VPS’i kapatmadan, sanal sunucu çalışıyorken bile yapılabilmektedir. 

    VPS’in çok hızlı bir şekilde devreye alınabilmesi ve donanımdan bağımsız olması, İş Sürekliliği uygulamaları için kolay uygulanabilir ve ekonomik bir seçenek olarak kullanılmasına imkan vermektedir. 

    Getirdiği tüm bu avantajlar dolayısıyla sanallaştırma giderek daha fazla oranda uygulanmaktadır. Bununla birlikte, maliyetleri düşürmek amacıyla çok yanlış VPS uygulamaları yapılmaktadır. Sunucu mimarisinde bile olmayan toplama PC’ler, VPS olarak sunulmaktadır. Bu tür VPS uygulamalarının performansı çok düşük olmakla beraber, bilgi güvenliği ve kesintisiz çalışma mümkün olmadığı için, VPS’in getirdiği avantajlar, dezavantaja dönüşmekte, verimliliği azaltmaktadır. Özellikle İş Sürekliliği uygulamalarında, bu tür yanlış dizayn edilmiş bir VPS modeli kullanmak, kritik iş süreçlerini ciddi bir şekilde aksatmaktadır.

    Uygun fiyatlarla vps cözümlerini www.oiyi.net anasayfamızda inceleyebilirsiniz.

    UNIX, 1969 yılında, Ken Thompson ve Dennis Ritchie tarafından Bell Laboratuvarları’nda geliştirilmiş, çok kullanıcılı, çok görevli yapıyı destekleyen bir bilgisayar işletim sistemidir.

    UNIX türevi işletim sistemleri çok işlemcili çok pahalı makinalardan, tek işlemcili basit ve çok ucuz ev bilgisayarlarına kadar pek çok cihaz üzerinde çalışabilen esnek ve sağlamlığı çok değişik koşullarda test edilmiş sistemlerdir. Fakat özellikle kararlı yapısı ve çok kullanıcılı-çok görevli yapısıyla çok işlemcili sunucularda adeta standart haline gelmiştir.

    Linus Torvalds tarafından temelleri atılan Linux, UNIX olmayıp bir UNIX türevidir. UNIX’ten ilham alan, bir grup bağımsız yazılımcı tarafından geliştirilen bir işletim sistemi çekirdeğidir.

    Web tasarımcılarının, özellikle joomla gibi içerik yönetim sistemi kullanıcılarının karşılaştığı bu konuyu ayrıntılı olarak anlatmak istedim. Web sistemlerini kurarken \\”kalasör chmod ayarları şöyle olmalı, dosya chmod ayarları şu şekilde olmalı\\” gibi uyarılarla karşılaşmaktayız. Bir çoğunuz söylenen ayarları yaparız fakat bunların ne anlama geldiğini bilmeyiz. Burada bu eksikliğimizi gidermek için anlaşılaibilir bir açıklama yapmaya çalıştım.
    CHMOD kelime olarak İngilizce \\”Change Mode\\” kelimesinden gelmektedir. Türkçe de \\”Tür Değiştirme\\” anlamına gelmektedir. Web açısından ise chmod, sunucuda olan bir dosyaya yazılma, okunma ve calıştırılma izni vermek demektir. Herhangi bir dosyayı sunucuya yüklediğimizde kullanıcılara bu üç seçenekten birini veya bir kaçını sunarız. Kısacası chmod\\”a herhangi bir dosya için izin sistemi diyebiliriz.

    Dosya chmod değerlerini kısaca şöyle açıklayalım;

    chmod degeri 3 rakamdan oluşmaktadır: (Örnek: 444, 644, 755 vb.)
    Buradaki ilk rakam Yönetici iznini belirtir
    İkinci rakam gruplar içindir, Örnek olarak Moderator grubu için verilen izindir
    Üçüncü rakam ise normal kullanıcılar için verilen izindir.

    Buradaki rakamlar elbette gelişi güzel verilmemiştir. Buraya yani birinci, ikinci ve üçüncü olarak kullanılacak olan rakamların her birinin bir anlamı vardır. Yukarıda basamakların anlamlarını belirttik. Şimdi ise basamaklardaki rakamların ne anlama geldiklerini açıklayalım:

    Bu basamaklarda 1\\”den 7\\”ye kadar olan rakamlar (1 ve 7 dahil) kullanılır ve her birinin bir anlamı vardır:

    1 – çalıştırılabilir,
    2 – yazılabilir,
    3 – hem yazılabilir hem çalıştırılabilir,
    4 – okunabilir,
    5 – hem okunabilir hem de çalıştırılabilir,
    6 – hem okunabilir hem de yazılabilir,
    7 – hem okunabilir hem yazılabilir hem de çalıştırılabilir.

    Bu bilgileri verdikten sonra en çok kullanılanların ne anlama geldiklerini inceleyelim:

    chmod 444: Yukarıda bahsettiğimiz 3 grup tarafından sadece okunabilir,
    chmod 644: Admin tarafından yazılabilir, diğer iki grup tarafından okunabilir,
    chmod 755: Admin tarafından hem okunabilir hem yazılabilir hem de çalıştırılabilir, diğer iki grup tarafından ise okunabilir ve çalıştırılabilir,
    chmod 777: Her üç grup tarafından hem okunabilir hem yazılabilir hem de çalıştırılabilir. Burada hiç bir kısıtlama yoktur ve tehlikeli bir durumdur. Tavsiye edilmez.Web tasarımcılarının, özellikle joomla gibi içerik yönetim sistemi kullanıcılarının karşılaştığı bu konuyu ayrıntılı olarak anlatmak istedim. Web sistemlerini kurarken \\”kalasör chmod ayarları şöyle olmalı, dosya chmod ayarları şu şekilde olmalı\\” gibi uyarılarla karşılaşmaktayız. Bir çoğunuz söylenen ayarları yaparız fakat bunların ne anlama geldiğini bilmeyiz. Burada bu eksikliğimizi gidermek için anlaşılaibilir bir açıklama yapmaya çalıştım.

    Google Adwords Nedir? (Google’un Kendi Anlatımıyla)

    Reklamlarınız Google’da görünür

    İnsanlar Google’da anahtar kelimelerinizden birini aradığında, reklamınız arama sonuçlarının yanında görünebilir. Böylece, zaten sizinle ilgilenen bir hedef kitleye reklam yapıyor olursunuz.

    Müşteri kazanıyorsunuz

    İnsanlar satın almak veya hakkınızda bilgi edinmek için reklamınızı tıklayabilir. Bu kadar kolaydır!

    Google AdWords şunları sunar:

    Hedef kapsam :

    Google’da arama yapan kişilere artık reklam yapabilirsiniz. Google’ın arama sonuçlarında şimdiden görünüyor olsanız bile, AdWords, Google’da ve reklamcılık ağımızda yeni hedef kitleleri hedeflemenize yardımcı olabilir.

    Daha fazla kontrol :

    İstediğiniz sonuçları alıncaya kadar reklamlarınızı düzenleyebilir ve bütçenizi ayarlayabilirsiniz. Çeşitli reklam biçimleri görüntüleyebilir, hatta reklamlarınızda belirli dilleri ve coğrafi konumları hedefleyebilirsiniz.

    Ölçülebilir değer :

    Minimum harcama şartı veya süre taahhüdü söz konusu değildir. Üstelik, tıklama başı maliyet seçeneğiyle, yalnızca reklamlarınıza tıklanırsa sizden ücret alınır. Bu, bütçenizin her kuruşunun yeni potansiyel müşteriler kazanmak için harcandığı anlamına gelir.

    Maliyetler konusunda endişe mi duyuyorsunuz?

    Endişelenmeyin AdWords tüm harcamalarınızın kontrolünün sizde olmasını sağlar.
    Bütçenizi belirleyin Minimum harcama sorumluluğunuz yoktur. AdWords için ödediğiniz tutar tümüyle size kalmıştır. Örneğin, günlük bütçe olarak 7,5 YTL belirleyebilir ve reklamınız her tıklandığında 7,5 kuruş ödemeyi seçebilirsiniz.

    Varsayımlardan kaçının

    Anahtar kelime trafiği ve maliyet tahminleri, anahtar kelimeleri seçme ve bütçenizi en üst düzeye getirme konusunda bilinçli kararlar verebilmeniz için sağlanır.

    Yalnızca sonuçlar için ödeme yapın

    Reklamlarınız görüntülendiğinde değil, yalnızca reklamlarınız tıklanırsa ödeme yaparsınız.
    Ödeme seçenekleri ülkeye ve para birimine göre değişmektedir.

    Adwords reklamlarını diğer mecralardan ayıran en üstün özellikler şunlardır.

    Tam sattığınız ürünleri arayan müşterilere ulaştırır.

    Sadece reklamınıza ilgi duyan ve sitenizi ziyaret edenlere ücret ödersiniz.

    Küçük reklam bütçeleri ile de reklam verebilirsiniz.

    Reklamınızın verimini detaylı olarak ölçümleyebilirsiniz.

    Google AdWords
    Google AdWords günümüzde binlerce şirket tarafından maliyet verimliliği yüksek bir şekilde yeni müşteriler kazanmak için kullanılmaktadır.

    AdWords anahtar sözcükleri belirli bir ürün veya hizmet hakkında bilgi arayan web kullanıcılarını doğru bir şekilde hedefler ve tam da bu kullanıcıların istediği reklamları gösterir.

    Anılan program, tıklama başı maliyet (TBM) üzerinden fiyatlandırma esasına dayandığı için , reklamverenler sadece bir reklam tıklandığı zaman ödeme yaparlar, gösterim başı ödenen hiçbirşey yoktur.
    Reklamverenler çok geniş bir dağıtım ağından yararlanabilmekte ve işlerine uygun destek ve maliyet düzeyini seçebilmektedirler